Doğum, anne karnında gelişimini tamamlayan bebeğin dünyaya geliş sürecidir. Doğumun ne zaman olacağını kesin olarak kestirmek zordur ancak genellikle 38 – 41. gebelik haftalarında doğum gerçekleşir.

Vajinal Doğum

Vajinal doğumda bebek doğum kanalından doğar. Engel teşkil edecek tıbbi bir sebep bulunmadıkça en doğal yöntem olan vajinal doğum önerilir. Henüz tam anlamıyla kanıtlanmamış olmakla birlikte; vajinal doğum sürecinin, bebeğinizin bağışıklık sisteminin gelişiminde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir[1]. Anne açısından ise tıbbi bir cerrahi müdahale geçirmemiş olmak vajinal doğumun en önemli avantajlarından biridir.

Vajinal doğumun faydaları:

  • Hastanede kalış süreleri kısalır.
  • Enfeksiyon riski azdır.
  • Daha hızlı toparlanma görülür.
  • Bu tip doğumla dünyaya gelen bebeklerin solunum sıkıntısı riski daha düşüktür.

Sezaryen

Tüm doğumlar planlandığı şekilde gerçekleşmeyebilir. Ortaya komplikasyonlar çıktığında, başvurulabilen diğer bir doğum yöntemi de sezaryendir.

Sezaryen, bebeğin anne karnından cerrahi kesiyle alınması durumudur. Sezaryen ciddi bir tıbbi girişimdir. Annenin karın duvarı ve rahmi cerrahi kesi ile açılır ve bebek buradan hızla çıkarılarak dış dünya ile buluşturulur. Aşağıda sıralanan özel durumlarda tıbbi bir gereklilik olarak uygulanır.

  • Çoğul gebelikler
  • Makat veya yan geliş
  • Plasenta previa
  • Çok büyük bebek
  • Fibroid veya diğer tıkanıklıklar

Vakum ekstraksiyonu

Vakum ekstraksiyonu bazen vajinal doğum sırasında yapılan bir prosedürdür. Vajinal çıkarım sırasında, bir sağlık uzmanı, bebeğin doğum kanalından çıkarılmasına yardımcı olmak için bebeğin baş kısmına vakum uygular.

Forseps uygulanması

Operatif bir vajinal doğum türüdür. Vajinal doğum sırasında bazen ihtiyaç duyulduğunda bir sağlık uzmanı bebeği doğum kanalından dışarıya yönlendirmeye yardımcı olması için forsepsi bebeğin baş kısmına uygular.

Suda Doğum:

Doğumun eğitimli bir ebe eşliğinde suyun içerisinde gerçekleştirildiği bu yönteme dair çatışan görüşler bulunmaktadır. Doğumun ilk aşamasını suda geçirmenin doğum ağrısını ve dolayısıyla stresi azalttığı gözlemlenmiştir. Ayrıca doğum sonrası strese bağlı idrar kontrolsüzlüğünde de azalmaya sebep olduğu iddia edilmiştir[2]. Amerikan Pediatri Akademisi’ne bağlı yenidoğan ve fetüs araştırma komitesi 2005 yılında suda doğumun faydasına dair ikna edici bir bilimsel kanıt bulunmadığını; enfeksiyon ve boğulma benzeri ciddi risk ve olgulara dair kanıtların bulunması nedeniyle suda doğumun şimdilik deneysel bir yöntem olarak görülmesi gerektiğini belirtmiştir[3].

[1] Penders, J., Thijs, C., Vink, C., Stelma, F. F., Snijders, B., & Kummeling, I., et al. (2006). Factors influencing the composition of the intestinal microbiota in early infancy. Pediatrics, 118(2), 511–521.

[2] Yinglin Liu; Yukun Liu; Xiuzhi Huang; Chuying Du; Jing Peng; Peixian Huang; Jianping Zhang. “A comparison of maternal and neonatal outcomes between water immersion during labor and conventional labor and delivery”. Research article. BioMed Central. Retrieved 20 January 2015.

[3] Committee On Fetus Newborn; Blackmon, D. G.; Adamkin, L. R.; Bell, D. H.; Denson, E. F.; Engle, S. E.; Martin, W. A.; Stark, G. I.; Barrington, A. R.; Raju, K. J.; Riley, T. N.; Tomashek, L.; Wallman, K. M.; Couto, C.; Couto, J. (2005). “Underwater Births”. Pediatrics. 115 (5): 1413–1414. PMID 15867054doi:10.1542/peds.2004-1738.