Bebeğinizin cildi, onu çevreleyen fiziksel bir bariyerdir. Bebeğinizi organizmalara karşı etkin bir şekilde korumaktadır.

Bebeğinizi çevreleyen fiziksel bir bariyer oluşturmanın yanında, yabancı organizmalara karşı da etkin bir koruma sağlayan cilt, doğumun hemen ardından dış koşullara henüz tam anlamıyla hazır değildir.

Yenidoğan cildinin en dış tabakası olan “Stratum Corneum” yetişkin cildine göre %30 daha incedir[1] ve ciltten emilimi arttıran bir materyalle kaplıdır. Bu materyalin bebeğinizin toplam vücut ağırlığına oranı bir yetişkin ile kıyaslandığında çok daha yüksektir. Tüm bu nedenlerle yenidoğan cildi yetişkinlere göre, cilde bulaşan kimyasallara karşı çok daha duyarlıdır ve maddelerin cilt emilimi yoluyla kana karışma riski çok daha fazladır.[2]

Bebeğinizin cildini korumak için “az ve öz” deyimi önemli bir ipucudur.

Yenidoğan cildinde doğal olarak bulunan yağlar; bebeğinizin bu hassas döneminde oldukça önemli bir koruma sağlar. Bu nedenle bu yağlar korunmalı, sert fiziksel (ovalama, yıkama) ve kimyasal (doğal sabun dahil bütün hijyen malzemeleri) temizlikle ortadan kaldırılmamalıdır.

Yaşamın bu ilk döneminde bebeğin temizliği mümkünse sadece su ve pamuk ile yapılmalıdır.[3]

[1] Stamatas G, Nikolovski J et al. Infant skin microstructure assessed in-vitro differs from adult skin in organisation and at the cellular level. Paediatric Dermatology, 2009
[2] P. Pigatto, A.Martelli, C. Marsili, A.Fiocchi. Contact dermatitis in children. Pigatto et al. Italian Journal of Paediatrics 2010, 36:2
[3] Postnatal Care: Routine Postnatal Care of Women and Their Babies. NICE Guidelines, No. 37.