Zihinsel gelişim çok kapsamlıdır. Bebeğin, etrafındaki dünyayı işitme, görme, dokunma, koku ve tat alma duyularıyla keşfetmesi, incelemesi ve anlamlandırması, hafıza kapasitesi, düşünce süreçleri, bilgisi ve problem çözme yeteneği gibi birçok alanı içerir. Bebeğin ilk yılında öncelikle, etrafını keşfedebilmesi ve anlamlandırabilmesi için ihtiyaç hissettiği duyular gelişir.

Bebeğin zihinsel gelişimi anne karnında başlar. Bebek öğrenmeye ve etrafını anlamaya anne karnında ağırlıklı olarak işitme duyusu ile başlamış olur. Annenin ve babanın sesini dünyaya gelmeden öğrenir ve onların seslerine tepki verir. Araştırmalar bebeğin anne karnında sıklıkla duyduğu sesleri öğrendiğini ve bu seslere tepkisizleştiğini, bunun yanında yeni duyduğu seslere hareketlenerek tepki verdiğini göstermiştir. Bebeğin zihinsel olarak gelişmesi ve öğrenmesi için çevresi ile iyi bir ilişki içinde olması gerekir.

Bebeklerin duyuları

Yeni doğan bebek görebilir, işitebilir, koku ve tat alabilir. Bebek yeni doğduğu andan itibaren işitebilir ve çevresindeki seslere tepki verebilirken, görme duyusu henüz çok zayıftır. Yüzüne yalnızca 15-20cm uzaklıkta nesneleri ve kişileri görebilir. Annenin emzirmek için bebeğini tuttuğu mesafe, bebeğin anneyi görmesi ve anne-çocuk arasında ilişki kurulabilmesi için ideal mesafedir. Emzirme anlarında anne bebeği ile mümkün olduğu kadar göz teması kurmalı ve onunla konuşmalıdır. Görsel dikkati ilk üç ayda kısa olan bebek 4. ay ile birlikte yakınındaki nesnelere daha uzun süre odaklanabilir. Bebeğin ilk doğduğu haftalardan itibaren görebileceği mesafelerde ona farklı nesneler göstermek ve isimlendirmek zihinsel gelişimini destekleyecek, dilin temellerini oluşturacak ve ona iletişim kurmayı öğretecektir.

Doğduğu andan itibaren seslere duyarlı olan bebek 2. aydan itibaren etrafındaki seslere doğru başını çevirebilir, bu dönemde bebeğe adı ile seslenmeye başlanabilir, bebek 7. ayda adı söylendiğinde dönüp bakmaya başlayacaktır. Bebeğe farklı sesler dinletmek, onu ev dışında kısa gezintilere çıkarmak ve etrafta duyduğu sesleri isimlendirmek gerekir. Seslere duyarlı olan bebek 5. ay civarında ses çıkaracak, kendi çıkardığı seslerden hoşlanacak, eline geçirdiği bir oyuncağını bir yere vurarak gürültü yapacak bu sesten de hoşlanacaktır. İlerleyen aylarda kendisi ile konuşulduğunda söylenenleri taklit etmeye başlayacak, “de-de”, “ma-ma” gibi heceleri anlamını kavramadan sıralamaya başlayacaktır. Bebeğin çıkardığı seslere ilgi göstermek, onu dinlemek ve ona sohbet eder gibi karşılık vermek bebeğin kelimeleri öğrenip, konuşmaya başlamasına yardımcı olacaktır.

7. ay bebeğin kendini yaptığı hareketlerle ve çıkardığı seslerle ifade etmeye başladığı zamandır. Almak istediği bir oyuncağa doğru hamle yapmak, kucağa alınmak istediğinde kollarını kaldırmak ve çeşitli isteklerini belirtmek için çıkardığı (anne babanın anlamını zamanla öğreneceği) sesler buna örnektir.

İlk doğum gününe yaklaşırken..

İlk yılın son aylarında bebek artık etrafını daha kapsamlı keşfetmeye ve kaybolan nesneleri aramaya başlar. Kendine söylenenleri anlayıp, basit talimatları yerine getirmeye başlar. Bir yaşına yaklaşan bebeğin el-göz koordinasyonu gelişmiştir ve yemeğini yemek, suyunu içmek gibi çoğu şeyi kendi başına yapmak isteyecektir. Bebeğin kendi başına yemek yeme denemeleri engellenmemeli, el göz koordinasyonu ve bağımsızlığı desteklenmelidir.

Etrafını çok daha büyük bir heyecanla keşfeden bebek çok iyi bir gözlemcidir, anne-babanın hareketlerini, konuşmalarını ve yaptıklarını taklit etmeye 11. ayda başlar. İlk yılın son iki ayında bebek anne-babanın sakladığı oyuncağı arar ve bulur, artık nesnelerin ve insanların göz önünde olmadığı zaman da var olduğunu bilir. Konuşma denemeleri yapar, yanlış da olsa basit kelimeleri söylemeye çalışır.

Bebeğin zihinsel gelişimi anne karnında başlayan ve durmadan devam eden bir süreçtir. Doğduğu andan itibaren bebeğin görsel, işitsel ve dokunsal duyuları uyarılmalı, koku ve tat alma duyuları tetiklenmelidir. Bebek keşfetmek için özgür bırakılmalıdır. Bebeğin doğduğu andan itibaren duyularının – sınırlı da olsa – açık ve hazır olduğunu bilen anne-baba, doğru zamanlarda doğru kaynakları sağlayarak bebeğin zihinsel gelişime katkı sağlayabilir. Bebek ile sürekli konuşmak, sıklıkla kullanılan ve görülen nesneleri göstermek ve isimlendirmek, bu nesnelere dokunup hissetmesini sağlamak yerinde uygulamalardır. Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir zihinsel gelişim için bebeğin çevresi ile iletişim içinde olması, birçok uyaran ile karşılaşması gerekir.

Bu yazı çocuk gelişim sitesi ÇocukluDünya iş birliği ile hazırlanmıştır.