Sosyal gelişim çocuğun kendini ifade edebilmesi, sosyal uyaranları anlayıp uygun tepkiler verebilmesi ve etrafındaki insanlar ile iletişim kurmayı öğrenmesidir. Çocuk doğduğu andan itibaren insanlar ile ilişki halindedir ancak iletişim kurmayı, büyüdükçe deneyimleri ile öğrenir. Sosyal beceriler ergenlik, hatta yetişkinlik döneminde de gelişimini sürdürür. Bir yaşında az da olsa özdenetim kazanmış ve benlik algısı oluşmuş çocuk, çevresi ile daha etkin bir şekilde iletişim kurmaya başlar.

Bir yaşındaki çocuk, etrafındakilerle iletişim kurma denemeleri yapabilir. Kendini mimikleri, el hareketleri ve söyleyebildiği birkaç sınırlı kelime ile anlatabilir. Etrafında ilgisini çeken şeylere bakıp işaret edebilir. Bu yaşta yabancılara karşı tetikte olsa da, insanlarla iletişim kurmak ister. Özellikle kardeşleri ve yaşıtları ile iletişimde olmak ona büyük keyif verir. Elindeki oyuncağını getirip size vermesi iletişim kurma çabasını gösterir. Henüz paylaşma kavramını ve sıra ile oynamayı tam olarak kavrayamaz, bu kavramları ve becerileri kazandıracak oyunlar oynamak ileride ilişkilerini düzenleyebilmesi için önemlidir.

Bu yaştaki çocuk yetişkinlerin etrafında olmasından ve onunla ilgilenmesinden keyif alır ve ilgiyi sürekli üstünde ister. Çocuk aynı zamanda etrafındaki insanların davranışlarını gözlemleyip, kopyalamaya başlar. Anne-babasının sürekli yakınında olmasını ister, onların yokluğu kaygı yaratır. Bu dönemde anne-baba, çocuğun yanından ayrılmadan bir süre önce, ona birazdan gideceğini ve geri döneceğini söylemeli, çocuk ile ayrı kalınan zamanı kademeli olarak arttırarak çocuğun anne-babanın yokluğuna alışmasını sağlamalıdır.

Bağımsızlık kazanılmaya başanıyor

Bu dönem çocuğun bağımsızlığını kazandığı ve sınırlarını öğrendiği zamandır. Yapmak istediklerini yapamadığında veya engellendiğinde öfkelenmesi ve ağlaması çok doğaldır. Sınırları öğrendikçe, kendisi de bazı şeylere “hayır” diyebileceğini keşfeder ve anne-babasının ondan yapmasını istediği şeyleri her zaman yapmayabilir, yemek yemeyi ve uyku saatinde uyumayı reddedebilir. Bir yaşındaki çocuk yemek seçmeyi ve uzun süre masada oturmamayı tercih eder, kendi özgürlüğünü ve evdeki kuralları keşfetmeye başlar. Kendi isteklerinin ve yapabileceklerinin farkında olan çocuk, keşfetme arzusunun da etkisi ile kendisine söylenen “hayır” kelimesini anlasa da, bu uyarıya çoğu zaman uymamayı seçer. Bu yaş, çocuğun, anne-babanın sınırlarını test etmeye başladığı yaştır. Sınırları delmeye çalışan çocuğun karşısında, anne-babanın kararlı davranması, çocuğun sınırları kabullenmesi ve kurallara uymayı öğrenmesi için gereklidir. Disiplinli ve kararlı olmak anne-babanın sevgisinin bir parçasıdır.

Bu yaşta çocuk anne ve babasının her biri ile farklı ilişkiler kurmaya başlar. Anne ve babanın özelliklerinin ve iletişim tarzlarının farklı olduğunu kavrar, onlara uygun bir ilişki oluşturur. Anne-babanın yokluğunda çocuğa bakan kişi, akşam anne-baba eve geldiğinde çocuğun gündüzkinden çok farklı davrandığını gözlemleyebilir. Anne babanın eve gelmesiyle, çocuğun davranış şekli değişir, gündüz kurallı ve uyumlu olan çocuk, anne babasını gördüğü anda değişir, kaprisli söz dinlemeyen bir çocuğa dönüşür. Çocuğun bu değişimi doğaldır, annesine babasına nazlanması normaldir. Çocuktaki bu değişim, sosyal ipuçlarını ve herkesin farklı bir disiplin anlayışı olduğunu anladığının göstergesidir. Çocuğun bu değişimi karşısında, anne babanın sakin kalması ve belirlenmiş kurallara uymasını sağlaması gerekir.

Bir yaşındaki çocuk yaşıtları ile vakit geçirmeye başlamalıdır, çünkü farklı yaşlardaki çocuklarla ve özellikle yaşıtları ile beraber olmaya ihtiyacı vardır. Bu yaşlarda çocuklar birlikte ortak oyunlar oynamasalar da bir arada olmayı ve yan yana oynamayı severler. Çocuğun sosyal becerileri, farklı sosyal ortamlara girdikçe gelişir.

Bu yazı çocuk gelişim sitesi ÇocukluDünya iş birliği ile hazırlanmıştır.