Yeni doğan bebek görebilir, işitebilir, koku ve tat alabilir. Bebek yeni doğduğu andan itibaren işitebilir ve çevresindeki seslere tepki verebilirken, görme duyusu henüz çok zayıftır. Yüzüne yalnızca 15-20cm uzaklıkta nesneleri ve kişileri görebilir. Annenin emzirmek için bebeğini tuttuğu mesafe, bebeğin anneyi görmesi ve anne-çocuk arasında ilişki kurulabilmesi için ideal mesafedir. Emzirme anlarında anne bebeği ile mümkün olduğu kadar göz teması kurmalı ve onunla konuşmalıdır. Görsel dikkati ilk üç ayda kısa olan bebek 4. ay ile birlikte yakınındaki nesnelere daha uzun süre odaklanabilir. Bebeğin ilk doğduğu haftalardan itibaren görebileceği mesafelerde ona farklı nesneler göstermek ve isimlendirmek zihinsel gelişimini destekleyecek, dilin temellerini oluşturacak ve ona iletişim kurmayı öğretecektir.
Doğduğu andan itibaren seslere duyarlı olan bebek 2. aydan itibaren etrafındaki seslere doğru başını çevirebilir, bu dönemde bebeğe adı ile seslenmeye başlanabilir, bebek 7. ayda adı söylendiğinde dönüp bakmaya başlayacaktır. Bebeğe farklı sesler dinletmek, onu ev dışında kısa gezintilere çıkarmak ve etrafta duyduğu sesleri isimlendirmek gerekir. Seslere duyarlı olan bebek 5. ay civarında ses çıkaracak, kendi çıkardığı seslerden hoşlanacak, eline geçirdiği bir oyuncağını bir yere vurarak gürültü yapacak bu sesten de hoşlanacaktır. İlerleyen aylarda kendisi ile konuşulduğunda söylenenleri taklit etmeye başlayacak, “de-de”, “ma-ma” gibi heceleri anlamını kavramadan sıralamaya başlayacaktır. Bebeğin çıkardığı seslere ilgi göstermek, onu dinlemek ve ona sohbet eder gibi karşılık vermek bebeğin kelimeleri öğrenip, konuşmaya başlamasına yardımcı olacaktır.
7. ay bebeğin kendini yaptığı hareketlerle ve çıkardığı seslerle ifade etmeye başladığı zamandır. Almak istediği bir oyuncağa doğru hamle yapmak, kucağa alınmak istediğinde kollarını kaldırmak ve çeşitli isteklerini belirtmek için çıkardığı (anne babanın anlamını zamanla öğreneceği) sesler buna örnektir.