Zihinsel gelişim, doğumdan önce başlar ve çocuğun çevresindekilerle kurduğu iletişime ve etrafındaki uyarıcılara bağlıdır. Çocuk doğduğu andan itibaren çevresinin farkındadır ve onu keşfetmek ister. Erkenden görülen bu keşif ihtiyacı çocuğun bir yaş civarında yürümeye başlamasıyla hızlanır. Çocuk etrafta gezdikçe, etrafındaki insan ve nesnelerle oynadıkça kendi bedenini, evini, dış dünyayı, çevresindeki ilişkileri ve kuralları kavrar.
Bir yaşını bitirdiğinde, çocuğun zihinsel becerileri birden artmış gibidir. Sürekli gözlemleyen çocuk, çok çabuk öğrenir ve öğrendiklerini yansıtır. Bu yaşta alıcı dili gelişmiş olan çocuk artık kendisine söylenenleri anlayabilir. Anne bir oyuncağı kendisine getirmesini söylediğinde çocuk bu komutu anlar ve yerine getirir veya komutu yerine getirmeyi reddeder ancak tepkilerinden anneyi anladığı görülür. Bir yaşındaki çocuk artık “sen” ve “ben” ayrımını bilir. Kendi özgürlüğünün ve bireyselliğinin farkına vardığından “Hayır” en sık kullandığı cevap haline gelir. Bu şekilde çocuk kendi kararlarını vermeye ve sınırlarını keşfetmeye başlar.
Etrafındaki konuşmaları ve kelimeleri anlayan çocuk, bu konuşmaları dikkatle dinler ve dilin kurallarını öğrenir, kelimeleri taklit etmeye başlar. “Anne”, “Baba”, “Mama” gibi birkaç basit kelimeyi doğru kişilere, doğru zamanlarda söyleyebilen çocuk, konuşmaya hazırlanır. Bu dönemde çocuğun çıkardığı bazı sesler ve kelimeler anlaşılmayabilir. Burada anne babadan beklenen: çocuğun doğru telaffuz edemediği ses veya kelimeyi düzgün bir şekilde tekrar etmesi, doğrusunu çocuğa duyurmasıdır. Konuşmayı öğrenen çocuğun çabası takdir edilmeli, konuşması ilgi ile izlenmeli, kendisi ile diyalog kurulmalı, konuşması teşvik edilmelidir, anne baba ve çevrenin bu tepkileri, çocuğun konuşma çabasını arttırır. Dil gelişiminin yanında çocuğun beden dili de gelişir. Çocuk el kol hareketlerini, gözlerini ve yüz mimiklerini kendini doğru bir şekilde ifade etmek için kullanabilir.




